🦴 Kemik ve Eklem Sağlığı
Kemik Kıkırdağı Ve Tendonları Hasar Görmüştü Ve Bu doğal İlaçla 7 Gün İçinde Acılarına Son Verdi !
Kemiklerimiz ve eklemlerimiz, zaman içinde en çok aşınma ve yıpranmayı
gösteren vücut parçalarıdır. Yürürken, merdiven çıkarken veya soğukta
dışarıda olmak gibi basit şeyler bile dizlerde büyük bir acıya neden olabilir
ve dünyanın her yerindeki milyonlarca insan günde en az bir kez bu tür
acıyı yaşar.
Bu, tedavi edebileceğiniz bir şey değil fakat şans eseri, bağ dokularınızı
yeniden canlandıracak ve bitmeyen ağrıyı rahatlatacak doğal bir çare var.
Yaşı 40’ı geçen hemen herkesin ortak bir derdi var: Eklem sorunları!
Eskiden 60’ından sonra bile pek az görülen bu tür sorunlar şimdilerde
neredeyse 30’lu yaşlarda bile can sıkmaya başlayabiliyor. Rakamlara
bakılırsa her üç yetişkinden birinin dizi, kalçası, omuzu, sırtı, boynu ya
da beli ağrıyor. Peki, ne oldu da kemik ve eklemlerimiz bu kadar sık ve
erken hastalanıyor? Ne oldu da bu ölçüde kıkırdak kaybına uğruyor?
Tendonlarımız neden kopuyor, bağ dokumuz eriyor? İskeletimizin
yapısı kemiklerimizin bütünlüğü neden hızla bozuluyor? Kısacası
kemik ve eklemlerimiz neden hızla yaşlanıyor?
Yukarıdaki soruların bir değil, birçok yanıtı olsa da en önemlisinin
beslenme hatalarımız olduğu kesin. İkinci sıraya ise aktivite
yanlışlarımızı yazmamız gerekir. Başka hatalarımız da var ama
sadece bu ikisi bile “eklem ve kemik bozar” nedenlerin yüzde 90’ını
oluşturuyor. Detaylar için buyurun...
GAG fakiri olduk
Glikozaminoglikan (GAG) denilen maddelerin (kolajenin, hyaluronun)
doğal kaynakları öncelikle kemikli hayvan etleridir. Bunları
kazanabilmek için de biz tavuğu, hindiyi, kırmızı eti, balığı tencerede
bol suyla kısık ateşte sulu tencere yemeği veya buğulama şeklinde
pişirmek sonra da onu suyu ile birlikte afiyetle yemek zorundayız.
Yemeği suda uzun pişirerek içlerindeki GAG’ların (bunlara jelatin
yapısındaki maddeler de diyebiliriz) o yemeğin suyuna geçmesine
müsaade etmemiz gerekiyor.
Ne var ki biz artık tavuğun, etin kemiğini, balığın kılçığını görmüyor,
tavuğun göğsünü, etin sırtını, balığın kılçıksızını yiyoruz. Pişirme
yöntemi olarak tencere yemeklerini çoktan terk etmiş durumdayız.
tamamına yakını da sanırım kelle paça çorbayı, iliğiyle birlikte
pişirilmiş sulu et yemeklerini, tavuk suyu çorbalarını unutmuş olmalılar.
Oysa bu besinlerin hepsi eklemlerimiz, özellikle de kıkırdaklarımız için
hayati değere sahip bağ dokusu ana maddesi kolajen, hyaluronik asit
tıka basa dolu.
Kelle-paça çorba ya da tavuk suyu çorba da sofralarımızdan çoktan
uzaklaştı...
Esas sorun kolajende
Kemik ve eklemlerin ortak yapılarında kolajen ve kıkırdak dokusu
mutlaka var. Kıkırdak, son derece hassas, elastik ve kaygan çok özel
bir yapılanma. Eklem içi sıvıyla da devamlı bir iletişim halinde.
Gereğinde o sıvıdan beslenip kayganlaşıyor. Gereğinde de kendisi o
sıvıyı daha kaygan ve harekete müsait hale getiriyor.
Bu son derece hassas iki yapının da esasını kolajen, hyaluronik asit
ve diğer glikozaminoglikan’lar (GAG) oluşturuyor.
Şu da mühim: Kıkırdak dokusunda da diğer dokular gibi sürekli bir
yıkılma ve yeniden yapılanma var. Yeniden yapılanma için de
bedenimize sürekli ve düzenli biçimde kolajen, hyaluronik asit ve farklı
GAG’ları kazandırmamız gerekiyor.
Neticede eklemlerin ihtiyaç duyduğu destek maddelerini yeterince
kazanamıyoruz. Peki niçin? Yanıtı aşağıdaki kutuda bulacaksınız.
Sakatat kadar sebze yemeli, salata da önemli
Hatalarımız sadece GAG zengini hayvansal besinleri özellikle sakatatı
sınırlamakla kalsa neyse. Kemik ve eklemlerimizi koruyup, onlara güç
verecek baharatlardan ve kıkırdak oluşumunu ve kolajen üretimini
destekleyecek C vitamini zengini sebzelerden yani salatalardan da
mahrum etmemeliyiz.
Diğer taraftan nişasta içeren kök sebzelerinin hyaluronik asit üretmek
için ciddi katkıları olduğunun farkında bile değiliz. Kerevizi, yer
elmasını, pancarı, havucu, patatesi de yeteri kadar tüketmiyoruz.
Eklem dostu, magnezyum zengini yeşil sebzelerden (ıspanak,
karnabahar, lahana, yeşil fasulye) yeterince faydalandığımızı
söylemek de pek kolay değil bence.
Sülfür deposu besinlerin de pek farkında değiliz. Sarımsağı, turpu,
soğanı yemekten korkuyoruz. Kısacası eklemlerimizin düştüğü bu can
sıkıcı durumdan öncelikle biz ve bizim beslenme hatalarımız sorumlu.
Kıkırdaklarınıza kıymayın
Neredeyse her 2-3 yetişkinimizden birinin diz ya da kalça
problemlerinden yakınmasına yol açan mühim bir hatamız da
aktivitesizlik veya aktivite seçimindeki yanlışlarımız. Bir kısmımız
aktivitesiz bir hayatı ısrarla sürdürerek eklemlerimizi paslandırıyoruz.
KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN : https://bit.ly/3t8xUnL
EGZERSİZ VE ORTOPEDİ konulu videolarımız : https://bit.ly/2PHjWvr
DAHİLİYE VE İÇ HASTALIKLARI konulu videolarımız : https://bit.ly/3aVYkmo
KALP VE DAMAR HASTALIKLARI konulu videolarımız : https://bit.ly/3eOGfaZ
ŞİFALI BİTKİLER konulu videolarımız : https://bit.ly/3tglWZb
Facebook Sayfamızıda Takip Edebilirsiniz : https://bit.ly/3aVEV5e
Instagram Sayfamızıda Takip Edebilirsiniz : https://bit.ly/338kAW0